Görünmeyenler 5.Bölüm

Alo; nasılsın oğlum,ahmet derin bir iç çekerek ,soruyu yanıtsız bıraktı. Arayan nilay'ın babasıydı.
"on dakika'ya orda olurum herkes geldi mi?"
"evet oğlum Doruk ve Aylinde burda hepimiz seni bekliyoruz."
yola bakarak içinden bir küfür patlattı iki saattir yolda mahsur kalmıştı
"tamam görüşürüz".
 Doruk şehir dışında çalışıyordu. Ayda bir kere ailesini ziyarete ya gelir, yada bahaneler üretip
iki aya erteler ,sonra annesinin baskıları ile gelirdi. Aylin'se iki çocuğunu büyütmekle öyle meşguldü ki birde üçüncüye
hamile kalınca evden dışarı çıkmaz olmuştu,hamileliği zor geçiyordu..İstanbul'un bir ucunda Arnavut köy de oturuyordu.
bu yüzden çok sık görüşemiyorlardı.Nilay sürekli abisini ablasını çok özlediğini söyler dilinden düşürmezdi onları...

Ahmet bütün gününü hastanede nilayın hareketsiz yatışını seyrederek geçirmişti.
Ara sıra gözlerini açtığında boş bakışları ile bir noktaya kitleniyor dakikalarca gözünü kırpmadan bakıyordu.
kimseye yanıt vermiyor,konuşmuyor ve ahmeti bile tanımıyordu. Bu durum ahmetin içini yakıp kavuruyordu.

Ahmet bütün aile bireylerini bir araya getirerek,Nilay'ın durumu hakkında ortak bir karar alabileceklerini sanmıştı.
Fakat durum daha da karmaşık bir hal almıştı. Her kafadan, ayrı bir ses çıkıyordu. Ahmetin anlatmak istediğini
ya anlamak istemiyorlardı yada Ahmet'e göre hepsi cahil insanlardı.
en zoru da Nilay'ın annesine söz geçirmekti,kadıncağız üzüm üzüm üzülüyordu evladı için.
kızının durumunu asla kabullenmiyordu. sürekli Ahmet'in sözünü kesiyor,falancanın kızı da aynısıydı şöyle oldu
falancanın oğluna da böyle olmuş sonra kurtulmuş deyip.konuyu dönüp dolaştırıp cinlere bağlıyordu.
Kardeşleri de bu konuda arada kalmışlardı. Ahmet konuştuğunda mantıklı geliyordu,tedavisi ve destek vermek için elimizden
geleni yapalım diyorlardı. Anneleri her devreye girdiğinde ise sesiz kalıp onaylayan bakışları ile destekliyorlardı.

Nilay onlara göre hastanede yatmak yerine hoca hoca dolaşacak şifasını camilerde bulacaktı!
Annesi yeniden söze girdi " Komşumuz Fatma ile konuştum, onun kızına da epilepsi nöbeti geçiriyor diyorlardı,
doktorlar bir çare bulamamışlardı. kız günden güne eriyordu, oda nilay gibi kendinden geçiyordu.Erzurum da nefesi kuvvetli hocalar
olduğunu duymuş çok araştırıp hasan hoca adında birine götürmüşler,kızının şimdi hiç bir şeyi kalmamış bana adresi ve telefonunu
verdi"... Annesi odadaki herkesin gözlerine bakıp kendince çekmeye çalışıyordu...
Babası "doğru söylüyorsun da hanım,kızı o halde nasıl götüreceğiz. ya yolda yeniden kendini kaybederse nasıl zapt edeceğiz?"
Annesi sinirle söze karıştı"biz sahip çıkarız ona! size kalsa yavrum hastanelerde çürüyecek karnında bebeğiyle. çocuk oralarda
daha kötü olur"...

Ahmet'in sabrı artık taşmak üzereydi. şakaklarına masaj yapıyor sabretmeye çalışıyordu,daha fazla dayanamayıp ayağa kalktı.
"Sizin kızınız,kardeşiniz olduğu kadar benimde karım orda yatan kişi hayat arkadaşım!" sinirden gözleri dolmuş kendini zor
tuttuğu her halinden anlaşılıyordu. sesini daha fazla yükselterek.
"En az sizler kadar endişeleniyor üzülüyorum. Soyut kavramlar üzerinden konuşacağınıza, birazda gerçekler üzerinden konuşalım
buraya bunun için geldim! Benim halimi görmüyor musunuz ? Ahmet'in sol yanağın da hala çok taze olan yaraları
gözünün altından başlayıp,
boynuna kadar uzanan tırnak izlerini gösterdi. Biraz daha derin olsa dikiş atılacak kadar kötü durumdaydı.
sadece bana yapsaydı keşke.Buse'ye dönerek destek beklercesine,"peki senin kolundaki morluklar?
hastanede nöbet geçirirken üç kişi zor tutuk. hemşireye neler yaptığını sen gördün!
Allah aşkına buse, öylece bakıp durma .bari sen bir şey söyle.
hastanede hemşireyi öldürüyordu elinden zorla aldık desene! daha kaç kere anlatacağım ben bunları!" sesi titriyor öfkesine engel olamıyordu,onu o hastaneye ben yatırmadım,ben sevkini istemedim kendine ve çevresindekilere zarar verdiği için götürdüler imzalamayıp ta ne yapsaydım. Birilerini yada kendini mi öldürmesini bekleseydim!"
Herkes kafasını eğmiş yere bakıyordu. Babası sözü aldı. oğlum lütfen otur yerine ve sakin ol.
"buradaki herkes Nilay için endişe ediyor onun bir an önce sağlığına kavuşması için dua ediyoruz. şimdilik elimizden yalnızca bu geliyor.Sen inan masan da Annenin anlattıkları da bir gerçek.bunu sende kabullensen iyi edersin!"...
Annesi ve ablası aylin kafasını sallıyor meydan okurcasına Ahmet'e bakıyorlardı,Doruk ve buse ise halının desenlerini
incelercesine başları yerden kalkmıyordu.
babası;"her şeyi bir kenara koyalım,karnındaki sabi ne olacak peki? o ilaçları kullanacaksa sürekli iğneler yapılıyor nasıl dayanacak?"

Ahmet derin bir nefes aldı,ardından konuşmaya devam etti."Doktorlar da ona göre tedavi uygulayacaktır. Seçim yapmam gerekirse
bebeği değil karımı seçerim. bu yüzdende ne gerekiyorsa yapacağım!" herkes kendi kendine mırıldansa da itiraz etmek için kimsenin
sesi çıkmadı. Ahmet oturduğu kanepeden kalkarak,herkese sitem dolu bakışlarıyla,belki de çok daha öncesine dayanıyordu hastalığı
hiç birimiz fark edemedik. hepimiz hatalıyız bence onun bu duruma gelmesinden. şimdi izninizle ben gidiyorum sizlerde lütfen mantıklı düşünmeye çalışın doktor bu süreçte ailenin desteği ve davranışları çok önemli dedi biliyorsunuz kafasını iyice karıştırmak yerine mantıklı olan neyse öyle yapalım...
Doruk o noktada araya girdi. "bak dostum,seni çok iyi anlıyorum.hakta veriyorum.
annesine taraf dönüp,annecim senide çok iyi anlıyorum ama ne olur sende bizi anla. Kız orda aylardır yada yıllardır kalmıyor ki öyle olan hastalarda mevcut biz önce şifamızı Bilim'de arayalım baktık ilerleme yok, ki ben öyle olacağına inanmıyorum.Farz edelim ki oldu,ondan sonra senin dediklerinde bir çare ararız." tekrardan Ahmet'e dönüp imalı bir şekilde
sen Nilay'ın şizofren olduğunu uzun zamandır da öyleydi bizler mi fark etmedik diyorsun yani? bak dostum Nilay'a her ne olduysa
seninle evlendikten sonra oldu,ama biz kalkıp ta sen yaptın sen sebep oldun demiyoruz.ne gelirse her şey Allahtan gelir
buda  Nilay'ın ve bizlerin sınavı." Ahmet hiç bir şey demeyince devam etti. bölünmek yerine birlik olacağız ve bunu hep beraber
aşacağımıza inanıyorum."  Ahmet söylenenlere kulak asmış gibi görünmüyordu. Daha fazla konuşup ta kimsenin kalbini kırmak
ve saygısızlık yapmamak adına sustu. ceketini giyip kimseyle doğru düzgün vedalaşmadan evden ayrıldı. 

Ahmet arabayı sürerken düşünceler dalıp duruyordu. Şizofreninin ne zaman başlamış olabileceğini bulmaya çalışıyordu.
Aklına ilk evlendikleri hafta geldi.Nilay Binada birilerinin olduğuna emindi sesler duymuştu ileri boyutta inanıyordu yaşadıklarına
o günden sonra kendisine bile kızmıştı bir şey olmadığını söylediğimizde. Aklından film şeridi gibi olaylar geçiyordu.
Rüyalarında kabuslar görüp duruyordu.Banyoda ayağının kayıp düşmesinin bile Şeytani varlıkların yaptığını düşünüyordu.
hastanede nöbet geçirdiğin de, Ahmet'i ve doktoru yaratık olarak görmüştü. acaba son olayda bunun gibi bir şey miydi.
Aklına tek tek olaylar geldikçe,gaza yükleniyor kendine küfredip direksiyona vuruyor,nasıl daha önce fark edemem nasıl nasıl
diye kendi kendine söyleniyordu.


Bakırköy Ruh ve sinir hastalıkları! ahmet hastanenin kapısının önünde arabayı durdurup saatine baktı.
01.18... ziyaretçi kabul etselerdi keşke yanında kalabilseydi bunun yerine iki gündür arabayı hastanenin otoparkına
park ediyor orda uyukluyordu. Dün gece sabaha kadar uyumamıştı. Nilay burda bitkisel hayattaymış gibi yatarken kendisi eve gidip
onun kokusunun sindiği yatakta yatamazdı... arabayı hastanenin otoparkına doğru sürdü,kontağı kapatıp hıçkırarak ağlamaya başladı.
omuzları sarsılıyor her bir iç çekişten sonra daha çok kendini koy veriyordu.

Aniden gelen telefon sesi ile irkildi.Montunun cebinden telefonunu çıkartıp baktığında sabit hattan arandığını görünce kalbi
hızla atmaya başladı.Nilay'a bir şey mi olmuştu?
Alo? Ahmet Güçlü ile mi görüşüyorum.
Evet buyrun?
"ismim demet,Bakırköy ruh ve sinir hastalıkları bölümünden arıyorum." tam da tahmin ettiği gibiydi. Aklına gelen başına gelmişti.
Heyecandan terlemeye başlamıştı
"Ahmet bey üzülerek söylemeliyim ki,eşinizin aniden kanaması oldu.Acilen kürtaja almamız gerekiyor. Ahmet'in gözünden yaşlar istemsizce
akmaya başlamıştı...
"hemen geliyorum" diyebildi.
arabadan hızla inip koşarak hastanenin yolunu tuttu.Kalbi hızla çarpıyordu,aklı başından gitmişti bir an evvel Nilay
ameliyata girmeden yetişmek zorundaydı. ya eve gitseydim ya yetişemeseydim diye aklından geçiriyor. Şuanda bile yetişememe kaygısı
içini sızlatıyordu. önce odasının olduğu kata çıktı. koridorda kimse yoktu.Odasının kapısı açıktı,koşarak içeri daldı.
yatağı karma karışık olmuş çarşafları ise kanlar içindeydi. yatağın demir parmaklıklarında ise ellerini bağladıkları kelepçeli ipler
sarkıyordu... kalbi bu acıya dayanamıyordu sanki nefes alamıyor, kalbi durmuş tüm dünya durmuştu. Tekrar koridora koşup hemşireleri
bulmaya çalışıyor.Karısının nerede olduğunu öğrenmeye çalışacaktı ama kimse yoktu! Oradan başka bir bölüme geçip nöbetçi doktor hemşire
birilerini aradı,ama nafile koca hastanede kimse yok!Burada hastalara bir şey olsa ilgilenecek hiç kimse yoktu.
bu nasıl bir sorumsuzluktu! aklını kaybedecekti sinirden bütün vücudu titriyordu.Hastanenin koridorlarında oradan oraya sürükleniyordu
Ameliyathaneyi işaret eden tabelaları görünce hemen takip edip en sonunda ameliyathanenin olduğu katı bulup zile bastı
kimse cevap vermiyordu.etrafta hala kimse yoktu. Kafayı yemek üzereydi ne bir hemşire ne bir danışman. Burası nasıl bir cehennem böyle!
diyerek ağız dolusu küfürler ediyor,karısının orda olduğundan bile emin olamıyordu...

koridorun sonunda bir temizlik görevlisi gördü. merdivenlerden aşağı iniyordu. seslendi, tepki vermedi.
hızla koşup yanına gittiğinde nefes nefese kalmış bir şekilde.
"kanaması olan hamile bir kadını nereye götürürler? neden kimse yok hastanede!?" telaştan ne söylediğini biliyor nede yaptığını..
Adam son derece soğuk bir tavırla,kolunu kaldırıp baş parmağı ile arkasındaki ameliyathaneyi işaret etti.
Ahmet gayri ihtiyari arkasını dönüp baktığı sırada tam adama bir şey daha diyecekti ki önüne döndüğünde, adam yerinde yoktu!
bir anlık şaşkınlıkla öylece olduğu yerde dona kaldı.sonra tekrar koşup ameliyathanenin önündeki zile bastı cevap yoktu.
gelen giden de yoktu. Koridorda volta atıp sinirle dönüp dolaşırken,kapı açıldı.koşarak yanına gitti. içerden eski püskü duran
rengi solmuş mavi ameliyat elbisesi içinde kıyafeti oldukça bol gelen,kadın mı erkek mi olduğu belli olmayan biri.
kucağında bebek sandığı bir bez parçasına sarılmış üstü başı kanlar içinde biri çıktı.Gördüğü manzara karşısında şok geçiren
ahmet."bu bizim bebeğimiz mi? nilay nasıl? bir şeyler söyle"diye seslendi. kahrolmuştu!ayaklarının bağı çözülmüş olduğu yere
çökmüştü ellerini başının arasına alıp bir sorusuna cevap verilmesini beklerken.
o kişi hızla asansöre doğru ilerliyor.ahmet hiç yokmuş gibi umursamıyordu.
Ahmet olduğu yerden öfkeyle kalkıp o kişiye doğru koştu asansöre ancak binmişti ki,ahmet elini koyup asansörü durdu.
"neyin var senin be,cevap versene ulan!"
Ahmetin karşısında duran kişinin birden ayakları yerden yükselmiş,kan kırmızısı gözlerini kendisine doğru dikmişti.
Ahmet bağırarak geriye doğru sendeledi ve yere düştü.

Ahmet;sıçrayarak uyandı. kalbi hızla atıyor bütün kasları taş gibi gerilmiş. arabanın direksiyonuna çarpan ayağını sıvazlarken
gördüğü rüyanın etkisinden çıkamıyordu. Nilay nilay diye sayıklıyordu. Ağzı kurumuştu kalbi göğsünden fırlayacak gibi atıyordu.
o esnada telefonun çalması ile Ahmet olduğu yerde sıçradı,telefonu eline alırken elleri titriyor.Ne olur arayan hastane olmasın diye
dualar ediyordu. Arayan buseydi... saat 05.28 bu saatte aramasına şaşırsa da,içten içe sevinip rahatlamıştı.
sesini kontrol altına alabilmek için biraz bekletti...
"alo"...
"Ahmet abi,ablam ablam
"buse neyin var? sakin ol ne oldu buse! hıçkırık sesinden söylediği hiç bir şeyi anlamıyordu.
"ablamı gördüm,çok kötüydü" diyerek daha fazla ağlamaya başladı.Ahmet'in de gözlerinden yaşlar süzülüyordu...
bir süre öylece kaldılar.Ahmet kendini tekrardan toparlayıp sordu
"nasıl gördün buse? rüyanda demi?
"gerçek gibiydi abi,çok kötüydü kalbim ağrıyor,hissediyorum ablama çok kötü bir şeyler olacak. bebeğe!bir şeyler olacak ikisine de!"
"buse bende bir rüya gördüm ve tam uyandığım esnada sen aradın." ikisi de aynı anda görmüş içten içe bir şeyler olacağını sezmişlerdi
birbirlerine anlat masalarda. çok iyi anlıyorlardı aslında.
Hastanenin, yakınındayım ben. şimdi ablanın yanına gidiyorum. seni arayacağım dua et buse...

                                          Devamı pek yakında...             

Yorumlar

  1. Best_princess2 Nisan 2018 14:17

    Merhabalar, yine mükemmel bir yazı olmuş tebrik edrim ama çok yerinde bitmiş yine merak içinde kaldık bi an afalladım neler oluyor diye ama rüyaymış devamıbı bekliyorum bi an önce paylaşırsanız sevinirim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim en kısa zaman da yayınlayacağım

      Sil
  2. her zamanki gibi sürükledin bizi olaydan olaya soktun tek solukta okudum yine devamı ne zaman acaba :)

    YanıtlaSil
  3. her gün girip bakıyorum yayınlamışmısınız diye sonunda yayınlanmış ve muhteşem olmuş

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok çok teşekkür ederim .çok mutlu oldum ne mutlu bana ki sizin gibi okurlarım var 😊

      Sil
  4. O rüya mesaj içerikli mi , gerçekte olacak olanı mı gördüler bir kopya verin ya da bidahaki yazınızı daha çabuk yayınlayın lütfen merak içindeyim .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmiyorum ;) yakında göreceğiz neler olacağını çok teşekkür ederim

      Sil
  5. Bir ara gözlerim doldu gercekten cok guzel yazmissin. Her gun daha da heycanla ve merakla okuyorum. Kalemine saglik..

    YanıtlaSil
  6. Vayy çok iyisiniz çok güzel bir hikaye bende devamını bekliyorum ��

    YanıtlaSil
  7. Aklına, fikrine, emeğine sağlık.. çok güzel olmuş yine . Merakla bekliyorum. Çok bekletme bizleri

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim en kısa zamanda yeni bölüm gelecek

      Sil
  8. Yazımda eksiklikler ve hatalar olmasına rağmen ,anlatım o kadar doğal ki insan bi solukta olayların içinde buluyor kendini. Tadı damağında kalıyor,bi sonraki bölüme odaklıyor insanı. Tebrikler nuray hanım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deneme yazılarım ilk defa bu tarz bir konu hakkında yazıp pek düşünmeden yayınlıyorum açıkcası ilerde çok daha iyileri olacak.. çok teşekkür ediyorum

      Sil
  9. Perfect performans...

    YanıtlaSil
  10. Similar template i used... anotherhoby.blogspot.com

    YanıtlaSil
  11. Gerçekten çok iyi, çok başarılı bir anlatım olmuş. Uzun zamandır Türkiye'de doğru düzgün korku filmi bile yapılmıyor, her halde sizin bu yazdıklarınızı iyi bir senarist elden geçirse mükemmel bir film çıkar diye düşünüyorum... Devamını bekliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yağmur hanım çok teşekkür ederim. İlerde inş çok daha iyilerini, kapsamlı araştırmalarımla yapacağım.belki o zaman o dediğiniz de olur kim bilir 😊

      Sil
  12. Tebrikler çok sürükleyici olmuş :))

    YanıtlaSil
  13. bence de çok sürükleyici konu gittikçe degişmeye başladı merak içindeyim artık neler olacak yazık kıza ama bence kesinlikle deli bu deli

    YanıtlaSil
  14. vayy birileri birilerini kandırıyor ama kim kimi ben bile çözemedim kafamda deli sorular beynim yandı :)

    YanıtlaSil
  15. baya sürükleyici bir seri olmuş nasıl bi final yapacaksınız merak içindeyim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler, Sizlerin yorumları Benim için çok değerli.

      Sil
  16. Hiv disease for the last 3 years and had pain hard to eat and cough are nightmares,especially the first year At this stage, the immune system is severely weakened, and the risk of contracting opportunistic infections is much greater. However, not everyone with HIV will go on to develop AIDS. The earlier you receive treatment, the better your outcome will be.I started taking ARV to avoid early death but I had faith in God that i would be healed someday.As a Hiv patent we are advise to be taking antiretroviral treatments to reduce our chance of transmitting the virus to others , few weeks ago i came on search on the internet if i could get any information on Hiv treatment with herbal medicine, on my search i saw a testimony of someone who has been healed from Hiv her name was Achima Abelard and other Herpes Virus patent Tasha Moore also giving testimony about this same man,Called Dr Itua Herbal Center.I was moved by the testimony and i contacted him by his Email.drituaherbalcenter@gmail.com We chatted and he send me a bottle of herbal medicine I drank it as he instructed me to.After drinking it he ask me to go for a test that how i ended my suffering life of Hiv patent,I'm cured and free of Arv Pills.I'm forever grateful to him Drituaherbalcenter.Here his contact Number +2348149277967...He assure me he can cure the following disease..Hiv,Cancer,Herpes Virus,Epilepsy, fibromyalgia ,ALS,Hepatitis,Copd,Parkinson disease.Diabetes,Fibroid...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim.
N.D

Bu blogdaki popüler yayınlar

Görünmeyenler 8.bölüm

10.bölüm