Ateş düştüğü yeri yakar...

Üç yıl önceydi hayatımızın değiştiği dönem .. 
Kızımın servisle okuldan gelmesini beklediğim sıradan bir gündü... evde altı aylık bir bebeğim daha vardı bende her anne gibi kapıda kulağı,camda gözü olan evladının yolunu bekleyip öte yandan da minik bebeği ile ilgilenen rutin işlerle ilgileniyordum... 
dışardan bir haykırış sesi geldi eşimin sesi..  servisten kızımızı o alacaktı ,heyecanla ve panikle cama koştum gördüğüm ilk manzara dehşete düşmüş servis şöförümüzün yüz hali! Tek bir noktaya bakıyordu..  gördüğüm manzara aklımı kaçırmama yetmişti! pembe montlu kanlar içinde yatan bir kız çocuğu, eşim başında bir şeyler yapmaya çalışıyor.. yerde öylece yatıyor aşağı doğru kanlar süzülüyor..  şuurumu o an kaybettim, idil diye öyle bir bağırmışım ki karşı binadan insanlar dışarı çıkmış... camdan aşağı bir ayağımı sarkıtıp atlamaya çalışırken eltim yakaladı beni.. o an tek düşündüğüm bir an evvel oraya yetişmek ti..  çıplak ayaklarla kendimi dışarda buldum birileri kollarımdan yakalamış asla görmüyorum duymuyorum onları,bırakın beni diye çırpınıyorum,etraf kalabalıklaşmaya başlamıştı bile ama gördüğüm tek manzara yerde kanlar içinde yatan çocuk ve eşimin çırpınışları.. insanlar neden tam yaklaşacak gibi olup kafalarını çevirip kaçıyordu... ellerinden kurtulamadığım bu canavarlar da kimdi öyle,beni tutan... 
kızımızı birinin kucağında çoktan yukarı çıkarmışlar,üstelikte benim yanımdan geçirmişler! birileri o senin kızın değil dediğini duyar gibi olmaya başlamıştım... Yukarı eve çıkardılar kızını deseler de inanamıyordum,tekrar kızımı gösterip yukarı çıkardılar ve ben o an öyle bir sevindim ki işte bunu ömrümün sonuna kadar affetmeyeceğim! “Ateş düştüğü yeri yakar” diyen atalarımız nede doğru demiş...  evimin altında eşimin iş arakadaşları beni tutmuş meğer ve o an yüreğime düşen başka bir kor ateş,sevindiğime üzülmem,orda yatan başka bir annenin bir evladı.. kızımın montunun aynısını giymiş aynı yaşlarda başka bir can... destek olmak için yanlarına gitmek istedim ama öyle perişan haldeydim ki kimsede müsade etmedi eve geri çıktım camdan seyrediyordum,kendime engel olamıyordum annesi bir ayılıp bir bayılıyor çocuk öyle kötü haldeki kimse yaklaşamıyor...  insanların tek yapabildiği anneyi sakinleştirmeye çalışmak..
eşimin iş arkadaşlarına kızdım, ne öylece bakıyorsunuz bir şey yapamasanız da gidin Şahin’e yardımcı olun dedim,daha bir ay olmadı kalp krizi geçireli belki birşey olur dedim ama yapamadılar... 15 dakika kadar sonra ambulans geldi ve eşim kanlar içinde eve geldi! Yüzü bembeyaz dı ikimizde konuşamıyorduk tek kelime edemeden öylece birbirimize bakıp, belki yarım saat oturmuşuzdur bir yandan da ağlayarak.. sesizliğimiz eşimin sürekli hastaneyi araması bilgi almaya çalışması ile bozuluyordu..  çocuk yolda ölmüştü haberini bir saat sonra aldık yıkıldık.!  Polisler ifade için eşimle görüştüler eşim harici hiç kimse işgal vermemiş!! Nasıl bir toplum olduk bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın tam önünde bir adam durmuş oda bizim mahalleden oda görmüş,eşimle beraber insanlar öylece bakıp çekip gidebiliyor..   elbette herkes böyle demiyorum ama maalesef yaşadığımız olay tamda buydu...  eşim kendisi karakolu aradı plakayı aldığını söyleyip ve yakalanıp yakalanmadıklarını öğrenmek için polisler ifade için almaya geldiler,akşama doğru karakoldan geldiğinde bana anlatabildi..olay şu şekilde olmuş İdil’in servisi gelmiş tam karşıya geçip kızımızı alacakken hızla yanından bir servis geçmiş ara yolda bu kadar hızlı gittiği içinde dikkatini çekmiş bakmış iki genç çocuk 22 yaşlarında ve az ilerde bir annenin elinden kaçıp yola atlayan o yavru,tekerin altında kalıyor!adam o an duruyor anne çığlık atınca patinaj çekerek kafasının üzerinden kaçıyor...eşimde o ara bağırıyor dur napıyorsun diye koşup yanlarına gidiyor kadın baygınlık geçiriyor..  gerisini anlatmayayım çocuk çok kötü bir haldeymiş eşimin ilk yardımcı eğitimi vardı elinden geleni yapıyor... bu olaydan sonra uykular haram oldu bize yaklaşık iki ay çocuklarını kucağına alamadı sevemedi eşim. o zaman 26 yaşındaydı ve bir ay üstünden geçmemişti kalp krizi geçireli bir yandan sürekli o anneyi düşünüp bir yandan da eşim için endişeleniyordum... bir yılımız kabus gibi geçti her gece o kızı düşündük ikimizde birbirimize bahsini etmeden... Allah kimseye evlat acısı vermesin bir an kendi evladım sandığımda yaşadığım acı tarifi imkansız!.. 
çarpıp kaçan Kişiler yakalandı o sokak tam kapımın önünde her dışarı çıktığımda o yolu gördüğümde bu talihsiz olay aklımda... Rabbim evlatlarımızı korusun çocuklar ölmesin... bu günkü anlattığım tır olayından sonra bunu da paylaşmak istedim yazarken ellerim titredi gözlerim yaşardı... ne olur trafik kurallarına uyalım hız küçücük bir can aldı...  bir anneyi ölünceye kadar gözü yaşlı bıraktı... 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim.
N.D

Bu blogdaki popüler yayınlar

Görünmeyenler 8.bölüm

Görünmeyenler 5.Bölüm

10.bölüm